Home Page
About Page
Photo Page
What's New Page
Contact Page
Favorite Links
Guest Book Page
Catalog Page
Photo2 Page
|
GENEL HAVACILIK SEKTÖRÜ
GÜNÜMÜZ HAVACILIK SANAYİİNİN GENEL KARAKTERİSTİKLERİ
GÜNÜMÜZ HAVACILIK SANAYİİNİN GENEL KARAKTERİSTİKLERİ Havacılık sanayii, teknolojiye olduğu kadar bilime de dayalı bir sanayidir. Bu nedenle bilim-teknoloji yelpazesinin hemen her disiplini havacılık sanayiine girmiştir. Bu alanda matematiğin en karmaşık kuramlarından en ileri işletme yöntemlerine kadar, çok geniş bir disiplinler yelpazesinden yararlanılmaktadır.
Konumuz açısından, havacılık alanına ilişkin bazı temel karakteristikleri hatırlamakta yarar vardır:
Havacılıkta önemli ilerlemeler için gerekli bilgi ve malzemeyi bir araya getirmek diğer alanlara göre çok daha uzun süre alır. Bu nedenle başarıya ulaşmanın doğal gereği personelde ve parasal destekte kararlılık ve devamlılıktır.
Uçak veya roket tasarımı ve geliştirme, ancak çok iyi yetişmiş ve deneyimli personel ile sağlanabilir.
Geliştirmeye yönelik çalışmalar; rüzgar tünelleri, uçuş test alanları, yüksek kapasiteli ve hızlı bilgisayarlar, yapı ve malzemeleri test edebilecek pahalı altyapı tesis ve donanımı desteğinde yürütülebilir.
Havacılığın pahalı ve geniş tabanlı bir teknolojiye oturması nedeniyle ülkeler arasında bu alanda işbirliği yapılagelmiştir. Özellikle Avrupa'da son 10 - 15 yıl içinde proje bazında (Tornodo, Airbus, geleceğin büyük uçağı FLA, Stinger gibi) ortaklıklar artık istisna değil kural olmuş gibidir. Bütün bunların dışında, şirket birleşmeleri ve satın alınmaları çok görülmektedir.
Havacılıkta araştırma, geliştirme ve tasarım çalışmalarının disiplinler arası niteliği öne çıkar. Bu tür çalışmaların organizasyonu ise, çok disiplinli ve etkileşimli çalışmayı en iyi şekilde başaracak bir yapıya sahip olunmasını gerektirmektedir.
Havacılıkta araştırma geliştirmenin hedefi bir hava aracının tasarımı, yapımı ve kullanımına yöneliktir. Araştırmacıların, sivil veya askeri, yönetici, kullanıcı ve uzmanlarla işbirliği yapmaları gereklidir.
Havacılıkta söz sahibi olan bütün ülkelerde araştırma geliştirme, devletin kurduğu veya büyük çapta desteklediği kuruluşlarca yapılmaktadır. Bunun nedeni, havacılıkta, işin niteliği, iş hacmi ve maliyetler açısından, olağanüstü bir önem ve ağırlığı bulunan, ürüne yönelik araştırmanın ve bununla tümleşik olarak yürütülmesi gereken ürün tasarımı ve ürün geliştirme faaliyetinin son derece büyük yatırımları ve yatırım sonrası harcamaları gerektirmesi ve yukarıda değinilen, bu alana özgü özelliklerdir. Eski Sovyetler Birliği'nde, araştırma-geliştirme, tasarım ve üretim doğal olarak devlet eliyle yürütülmekteydi. Batı Ülkeleri'nde de, ürün bazında olsun üretim tesisi bazında olsun, çok büyük çapta yatırım harcamasını gerektiren, bundan da öte, teknoloji içeriği açısından, son derece yoğun ve geniş çapta AR-GE'nin olmazsa olmaz türünden bir önkoşul olduğu ve de çok farklı pazar özelliklerine sahip bulunan havacılık alanında -özellikle de havacılık sanayiinin savunma ile ilgili kesiminde- devletin yer ve işlevi büyük önem taşımaktadır.
Batı'da, devletin, özellikle
Teknoloji politikalarını oluşturmak ve yönlendirmek,
Talep oluşturmak, talebi yönlendirmek, pazara yönelik düzenlemeler yapmak (devletin uygulayacağı/izleyeceği satınalma politikası, özellikle de havacılık alanı söz konusu olduğunda, talep yaratmanın ya da talebi yönlendirmenin en etkin aracıdır.),
Finansman kaynağı oluşturmak, finansman sağlamak - fon yönetimi yapmak,
Belirlenen politikaların uygulanması için yönlendirici önlemler almak (düzenleyici kurallar koymak, AR-GE alanına devlet yardımı sağlamak vb.),
AR-GE kurumları/laboratuarları kurmak, deneme alanları oluşturmak; işletmek,
Başta üniversiteler ve ilgili bölümleri olmak üzere gereksinim duyulan eğitim-öğretim kurumlarını oluşturmak, desteklemek, yönlendirmek
gibi görevler üstlendiği ve yine devletin, bazı durumlarda, bu kritik alanda, doğrudan yatırıma yönelip kamu sermayesi ağırlıklı üretim birimleri kurduğu bilinmektedir. Havacılık sanayiinde devletin ağırlığı ülkenin ekonomik-politik yapısına göre değişmektedir. Batı Ülkeleri'nde, örneğin, Santa Barbara ve Thomson-CSF gibi kamu kuruluşları yanında Royal Ordinance ve MBB gibi önce kamu kuruluşu niteliğinde iken sonradan özelleştirilen ya da ABD'de olduğu gibi, baştan beri özel sektör kuruluşu niteliğinde olan, üretime yönelik yapılanmalar görmek mümkündür. Bununla birlikte, yukarıda da işaret edildiği gibi, ABD de dahil olmak üzere, bütün Batı ülkelerinde havacılığa yönelik AR-GE alanında devletin ağırlığı son derece belirgindir. Kamu fonlarından destek alan ya da doğrudan devletin sahipliğindeki
DLR, Deutsche Forscungsanstalt fur Luft und Raumfahrt (Almanya)
FFA, Flygtekniska Forsokanstalten (İsveç)
NAE, National Aeronautical Establishment (Kanada)
NASA, National Aeronautics and Space Administration (ABD)
NLR, National Lucht en Ruimtevaartlaboratorium (Hollanda)
ONERA, Office National d'Etudes et de Recherces Aerospeciales (Fransa)
RAE, Royal Aerospace Establishment (B.Britanya)
ve benzeri araştırma kuruluşları, Batı'da, devletin uzay ve havacılık alanında üstlendiği AR-GE misyonunun çapı konusunda fikir verecek tipik örneklerdir.
"Araştırma kuruluşları" ve "sanayi kuruluşları"nın yürüttükleri görevler incelendiğinde, AR-GE yelpazesi açısından, oldukça belirgin bir işbölümünün ve yine oldukça belirgin bir işbirliği alanının bulunduğu görülmektedir :
Araştırma kuruluşları, genellikle,
Ülkedeki teknolojik altyapıyı geliştirmek için programlar uygulamak,
Günümüzde üretilen ürünlerden çok gelecekte üretilmesi planlanan ürünler için gerekli olan teknolojik birikimi oluşturmak ve bu çerçevede rekabet öncesi araştırma ve geliştirmeyi de kapsayan çalışmalar yapmak,
Algoritmalar, özel yazılım paketleri geliştirmek,
Malzeme geliştirme çalışmaları yapmak,
Üretim sürecinde karşılaşılan teknoloji sorunlarını çözmek,
Test olanaklarını (test laboratuarları,test alanları, rüzgar tunelleri, simülatörler v.b.) geliştirmek, bu yönde yatırımlar yapmak, bu tür tesisleri işletmek
ve benzeri konularda çalışmaktadırlar. Sanayi kuruluşlarının ise, daha çok ürün geliştirme üzerinde yoğunlaştıkları görülmektedir.
Altı çizilmesi gereken nokta, araştırma kuruluşlarının, AR-GE yelpazesinin rekabet öncesi araştırma/geliştirme kesiminde de faaliyet gösteriyor ya da ulusal AR-GE politika ve stratejilerinde son yıllarda gözlenen değişime paralel olarak, bu alanda, sanayi kuruluşlarıyla ortak araştırma ve geliştirme yapmaya da yönlendiriliyor olmalarıdır. Ancak burada bir parantez açarak, rekabet öncesi araştırma deyimi ile birlikte kullanılmaya başlanan rekabet öncesi geliştirme deyimi ile neyin kastedildiğini açıklamakta yarar vardır. Uruguay Turu Nihai Senedi'nde " rekabet öncesi geliştirme" için şu tanım verilmektedir:
"Rekabet Öncesi Geliştirme deyimi, endüstriyel araştırma bulgularının, ister satış isterse kullanmak niyetiyle olsun, yeni, değişik ya da iyileştirilmiş ürünler, prosesler ya da hizmetlere yönelik bir plan, taslak ya da tasarıma dönüştürülmesini anlatmaktadır.
"Ticari olarak kullanılabilir olmamak kaydıyla ilk prototipin yaratılması ve ayrıca, endüstriyel uygulama ya da ticari sürüm için kullanılabilir ya da dönüştürülebilir olmamak kaydıyla, ürün, proses ve hizmet seçeneklerinin kavramsal formülasyon ve tasarımı ile ilk gösterimleri ya da pilot projeler de rekabet öncesi geliştirme faaliyeti kapsamına girmektedir."
Bu tanımda sözü geçen "endüstriyel araştırma" deyimi ise aynı dokümanda şöyle açıklanmaktadır:
"Endüstriyel Araştırma deyimi, yeni ürünlerin, proseslerin ya da hizmetlerin geliştirilmesi ya da mevcutların önemli ölçüde iyileştirilmesinde yararlanılabilecek yeni bilgilerin bulunması amacını taşıyan planlanmış araştırma ya da kritik incelemeleri ifade etmektedir."
Tanımı verilen "endüstriyel araştırma" deyimi de aslında "rekabet öncesi araştırma" olarak okunabilir. Burada bu deyimlerin üzerinde durulması ve konunun önemle vurgulanmasının nedeni, "endüstriyel araştırma/rekabet öncesi geliştirme" alanının, yukarıda da işaret edildiği gibi, ortak araştırma-geliştirme'ye açık olmasıdır. Birbirinin rakibi olan üretici şirketler rekabet öncesi araştırma/geliştirme alanınında, kendi aralarında ortaklığa gidebildikleri gibi, devletin araştırma kurumlarıyla da ortaklık yapabilmektedirler. Bilindiği gibi, bu tür ortaklıklar, ABD'de olsun Avrupa Birliği'nde olsun, kamu fonlarından büyük ölçüde destek alabilmektedirler. (Uruguay Turu Nihai Senedi de, rekabet öncesi geliştirme harcamalarının % 50'ye kadarlık bölümünün devletçe karşılanmasına izin vermektedir.) Uzay ve havacılık alanında da, araştırma kuruluşlarıyla sanayi kuruluşları arasındaki işbölümü ve işbirliğini bu çerçevede ele almak ve değerlendirmek gerekir
ÜLKEMİZDE SİVİL HAVACILIK
A - ÜLKEMİZDE SİVİL HAVACILIK FAALİYETLERİNİN BAŞLANGICI
Ülkemizde ilk havacılık çalışmaları, 1912 yılında, bugünkü Atatürk Havalimanını'nın hemen yakınındaki Sefaköy'de, tesis olarak iki hangar ve küçük bir meydanda başladı.
1925 yılında, daha sonra Türk Hava Kurumu adına alacak olan "Türk Tayyare Cemiyeti"nin kurulması ile Türk havacılığının kurumsal temelleri atılmıştır.
1933 yılında 5 uçaklık küçük bir filo ile "Türk Hava Postaları" adı ile ilk sivil hava taşımacılığımız başlatılmıştır.
Cumhuriyetimizin 10. yılında, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı olarak kurulan "Havayolları Devlet İşletme İdaresi", Türkiye'de sivil hava yolları kurmak ve bu yolda taşıma yapmak üzere görevlendirilir.
B - SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN KURULUŞU
Dünya Sivil Havalığının hızlı bir gelişme göstermesi, teknolojinin büyük önem taşıması karşısında, ulusal çıkarlarımızın korunması ile uluslararası ilişkilerimizin düzenli bir şekilde yürütülmesi ve denetlenmesi için 1954 yılında Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde kurulan "Sivil Havacılık Dairesi Başkanlığı", 1987 yılında "Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü" olarak günün koşullarına göre yeniden teşkilatlandırıldı.
C - SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN HUKUKİ YAPISI
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Ulaştırma Bakanlığının Ana Hizmet Birimi olarak 3348 Sayılı, Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun çerçevesinde görev yapmaktadır.
D - SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN ORGANİZASYONU
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün organizasyon yapısı bir Genel Müdür, 2 Genel Müdür Yardımcısı ve 4 Daire Başkanı ile 12 Şube Müdüründen oluşmaktadır.
E - SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN PERSONEL YAPISI
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nde, 1'i Genel Müdür, 2'si Genel Müdür Yardımcısı ve 4 Daire Başkanı ile 12'si Şube Müdürü olmak üzere toplam 72 personel görev yapmaktadır.
F - HAVACILIK MEVZUATI
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce, 2920 Sayılı Türk Sivil Sivil Havacılık Kanunu ve 15 yönetmelik ve uluslararası alanlardaki yeni gelişmeler doğrultusunda hazırlanan daha teknik düzeyde dökümanlar olan 30 adet Havacılık Talimatı çerçevesinde hizmet verilmektedir.
G - KANUNLA BELİRLENMİŞ GÖREVLERİMİZ
SİVİL HAVACILIK KURALLARININ GELİŞTİRİLMESİ
Genel Müdürlüğümüz, devamlı ve hızlı bir gelişme gösteren, ileri teknolojinin uygulandığı, sürat ve emniyet faktörlerinin büyük önem taşıdığı sivil havacılık sahasındaki her türlü faaliyeti ulasal çıkarlarımız ve uluslararası ilişkilerimize uygun bir şekilde düzenlemek ve esaslarını belirlemekle yükümlüdür. Bu doğrultuda sivil havacılığın güvenliğinin ve emniyetinin sağlanması, hava ulaştırma servislerinin sağlam temeller üzerine tesisi ile işletilmesi için gerekli prensip ve kurallar uluslararası anlaşmaların hükümleri de dikkate alınarak Genel Müdürlüğümüzce belirlenir.
HAVACILIK PERSONELİ LİSANSLARININ DÜZENLENMESİ
Pilotlar ile hava aracının sevk ve idaresi ile bakımı için gerekli personelin ve diğer havacılık personelinin , faaliyette bulunabilmeleri için, Genel Müdürlüğümüzden lisans almaları ve bu lisansları belirli süreler içinde yenilemeleri zorunludur.
Lisans almaları gereken bu personelin kategorilerinin saptanması, belge verilmesi, geçerliliği, yenilenmesi, geri alınması ve sicillerin tutulması ile ilgili esaslar Genel Müdürlüğümüzce belirlenir.
TÜM HAVACILIK FAALİYETLERİNİN RUHSATLANDIRILMASI
Türkiye hava sahası içinde veya Türkiye ile yabancı ülkeler arasında her türlü hava aracını kullanarak yerli işletmelerin, Türk tescilinde bulunan hava araçlarına bakım yapacak kuruluşların, havaclık personelinin eğitimi amacıyla faaliyet gösterecek kuruluşların ruhsatlandırılması Genel Müdürlüğümüzün sorumluluğundadır. Bu amaçla ruhsat almak üzere başvuracak gerçek ve tüzelkişilerin başvurularına ekleyecekleri belgeler ve başvuruda aranacak şartlar Genel Müdürlüğümüzce belirlenir ve tetkik edilir. Aynı şekilde sözkonusu kişi veya kuruluşlar faaliyetlerini sürdürebilmek için tarafımızca sürekli denetime tabidirler.
HAVA SAHAMIZDAKİ SEYRÜSEFER HİZMETLERİNİN KOORDİNASYONU
Genel Müdürlüğümüz, Türk hava sahasında hava trafiğinin güvenli, süratli ve düzenli bir şekilde yürütülmesi, haberleşmenin ve bilgi akışının sağlanması, meteoroloji hizmetlerinin yürütülmesi amacı ile ihtiyaçlar doğrultusunda TSK, Dışişleri Bakanlığı ve DHMİ Genel Müdürlüğü ile koordinasyonlar kurarak çağdaş teknolojiye uygun olarak düzenlemeler ve planlamalar yapılmasında rol alır.
ULUSLARARASI GELİŞMELERİN TAKİBİ
Uluslararası sivil havacılık sahasındaki gelişmeleri takip ederek sözkonusu gelişmelerin ülkemiz uygulamalarına yansıtılması için gerekli tedbirleri almak, ileriye yönelik plamlamaları yapmak Genel Müdürlüğümüzün görevleri arasındadır.
ULUSLARARASI ANLAŞMALARIN UYGULANMASININ TAKİBİ
Sivil havacılık konuları ile ilgili ülkemizin taraf olduğu anlaşmalar Genel Müdürlüğümüzce takip edilir ve bu anlaşma hükümlerinin ıugulanması amacıyla gerekli düzenlemeler yapılır.
HAVAARACI KAZALARININ İNCELENMESİ
Milletlerarası Sivil Havacılık Anlaşması gereğince, Akid Devletlerden birine ait bir hava aracının diğer bir Akid Devletin ülkesinde kazaya uğraması halinde kazanın ülkesi dahilinde meydana geldiği devlet kazanın tahkikatını yürütmekle yükümlüdür. Hava aracının sicilinde kayıtlı bulunduğu devlet ise tahkikat esnasında hazır bulunmak ve sonuçlarını devletine bildirmek hakkına sahiptir.
Genel Müdürlüğümüz ülkemizde meydana gelen her türlü sivil hava aracı kazasının, nedenlerini ve oluş şeklini açıklığa kavuşturmak ve sivil havacılıkta can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından tekrarına engel olmak amacı ile, ayrıntılı teknik inceleme ve soruşturmasını yapar. Aynı nedenlerle Türk sivil hava aracı sicikline kayıtlı hava araçlarının ülke dışında geçirdikleri kazalarla ilgili olarak yürütülen araştırmalara Genel Müdürlüğümüz personeli katılır.
SİVİL HAVACILIK EĞİTİMİNİN ESASLARININ BELİRLENMESİ
Sivil havacılık sahasında görev alan personelin görevlerini yerine getirebilmek amacıyla almaları gereken eğitimlerine ilişkin esas ve standartlar uluslar arası anlaşma ve standartlar da dikkate alınarak Genel Müdürlüğümüzce belirlenir. Bu konuda eğitim veren kuruluşların yetkilendirilmesi ve denetlenmeleri de Genel Müdürlüğümüzn görevlerindendir.
ARAMA KURTARMA HİZMETLERİNDE İŞBİRLİĞİ
Genel Müdürlüğümüz, uçuş güvenliği ve can ve mal emniyetinin sağlanması için oluşturulan arama ve kurtarma yardım teşkilatları ve ekipleri ile işbirliği içinde bulunur, bu ekiplerde görev alır.
TÜM SİVİL HAVACILIK SİSTEMİNİN DENETİMİ
Türk sivil hava araçları ile faaliyette bulunan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri, hava seyrüseferinin güvenliğini sağlayabilmek amacıyla Genel Müdürlüğümüzün denetimine tabidirler.
II SİVİL HAVACILIK SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU
Havayolu ulaştırması sektörü, 14.10.1983 tarihinde kabul edilen 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle, özellikle 1980'lerin ikinci yarısından itibaren belirgin bir gelişme içine girmiştir. Bu dönemde THY'nın bir modernizasyon ve standardizasyon programı çerçevesinde filosunu geliştirmeye başladığı, hizmet standartlarını yükseltme çabasına girdiği ve yurtiçi hatlardan ziyade ekonomik açıdan avantajlı dışhatlara yönelmekte olduğu görülmektedir. Aynı dönemde, özel sektör havayollarının sayılarında, filo kapasitelerinde ve sektörden aldıkları payda önemli artışlar gözlenmiştir. İşletme sermayesi sıkıntısı, nisbeten yaşlı uçaklarla operasyon yapma dezavantajı, bakım-onarım ve diğer alt yapı imkanlarının yetersizliği, faaliyetlerinin her kademesinde kalifiye personel temininde karşılaşılan güçlükler, sektörün yeteri kadar desteklenmemesi, özel havayollarının genelde karşılaştıkları sorunlar olmuştur.
Havaaalanı yatırımlarının, 80'li yılların sonunda ve 90'lı yılların başlarında, yeni konvansiyonel havalanı yapımından daha ziyade mevcutların standartlarının geliştirilmesi üzerinde yoğunlaştırıldığı görülmektedir. Bu arada, hava trafik kontrol, haberleşme, seyrüsefer hizmetleri, yer hizmetleri, vb. hizmetlerin kalite ve güvenirliğini artırmaya yönelik yatırımlar sürdürülmüştür. 1980'lerin sonunda, muhtelif yörelere mahalli idarelerin de katkılarıyla STOL tipte küçük havaalanları yapımı başlatılmış ve askeri havaalanlarının sivil hava ulaşımına da açılması çalışmalarına hız verilmiştir. Yıldan yıla istikrarlı biçimde artış gösteren toplam gelen-giden yolcu ve uçak trafiğinin başta Atatürk Havalimanı olmak üzere Antalya, Esenboğa, Adnan Menderes ve giderek Dalaman Havalimanlarında yoğunlaştığı görülmektedir.
Sektör, 1990'lı yıllara da aynı gelişme trendi içinde girmiştir. Ancak, 1990 yılının Ağustos ayında patlak veren Körfez Krizi sonraki yıllarda turistik yörelerimizde meydana gelen terör olayları, turizm sektörüne bağlı olarak havayolu ulaştırması sektörünü de o yıllar içinde olumsuz yönde etkilemiştir.Ancak, sektörün gelişimi son beş yılın bütünü itibariyle değerlendirildiğinde gelişmenin halen sürdüğü görülmektedir.
A - HAVACILIK İŞLETMELERİ VE UÇAK FİLOSU DURUMU
1983 tarihinde yayınlanan 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile sektörde belirgin bir gelişme görülmüştür. Türk Hava Yolları'nın modernizasyon ve standardizasyon programı çerçevesinde filosunu geliştirerek hizmet standartlarını yükseltme çabasına girdiği ve yurt içi hatlardan ziyade ekonomik açıdan avantajlı dış hatlara yöneldiği görülmüştür.
Özel sektör havacılık işletmelerinin sayılarında, filo kapasitelerinde ve sektörden aldıkları payda önemli artışlar olmuştur.
1983 yılında Türk Hava Yolları tarafından 30 ve Bursa Hava Yolları tarafından 2 uçakla olmak üzere 32 uçaklık bir filo ile 4472 koltuk kapasitesi arz edilmekte iken bugün havayolu şirketi sayısı 9'a uçak sayısı 124'e koltuk kapasitesi 21.931'e ulaşmıştır.
Sürdürdüğü modernleşme ve gelişim politikaları sonucunda 4 adet kargo uçağı ile birlikte 67 uçak ve 10.371 koltuk kapasitesine ulaşan THY filosu dünyanın en genç filoları arasında yer almaktadır.
Yukarıda arz edilen rakamlara, 59 hava taksi işletmesinin 229 uçağı, 43 Genel Havacılık işletmesinin 159 uçağı, 37 Zirai Mücadele İşletmesinin 123 uçağı dahil değildir.
B - HAVA ALANLARIMIZ
Kamu adına ülkemiz hava alanlarını işletme görevini üstlenmiş bulunan Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü (DHMİ) 27 havaalanında teşkilatlanmış olup, bunlardan 16'sı dış hat seferlere açıktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Envanterindeki hava alanlarından da istifade edilerek sivil hava ulaşımının yaygınlaştırılmasına katkı amacıyla Genelkurmay Başkanlığı ile yapılan protokol ile toplam 27 askeri hava alanı sivil havacılık işletmelerinin kullanımına açık durumdadır. Bu hava alanlarından 13'ünde DHMİ Genel Müdürlüğünce işletme yapılmakta olup, bu hava alanlarının bir kısmında, terminal binası, kargo binası, taksirut ve apron gibi sivil tesislerin yapımı sürdürülmektedir.
C - HAVA ULAŞTIRMA ANLAŞMALARI
Türkiye'nin 05 Haziran 1945 tarih ve 4749 sayılı Kanunla onaylanmış bulunduğu 07 Aralık 1944 tarihli Şikago Sözleşmesi uluslararası sivil havacılığın esaslarını evrensel düzeyde düzenleyen ve Uluslararası Hava Hukukunun cari kurallarını belirleyen temel bir metindir.
Şikago sözleşmesinde ticari hakların düzenlenmesi hususunda bir mutabakata varılamamış, bu nedenle ticari hakların ikili anlaşmalar yoluyla düzenlenmesi gereği doğmuştur.
Ülkemizin coğrafi durumunu ve uluslararası Hava servislerinin ülkemizden geçmesinin sağlayacağı imkanları gözönünde tutarak aynı zamanda milli sivil havacılığımızı teşvik ve kalkındırmak amacıyla bugüne kadar 81 ülke ile İkili Hava Ulaştırma Anlaşması yapılmıştır.
D - TARİFELİ SEFERLER
Yapılan söz konusu İkili Anlaşmalar ile THY yurtdışında 100 noktaya tarifeli seferler yapmaktadır.
Ayrıca yurtdışından Türkiye'ye 63 Hava yolu şirketi tarifeli seferler düzenlemektedir.
E - TARİFESİZ SEFERLER
Yurt dışından ülkemize özellikle 1997 yaz tarife döneminde 121 havayolu şirketi tarifesiz seferler düzenlemektedir.
F - HAVA ALANLARIMIZDA UÇAK TRAFİĞİ
1997 yılında havaalanlarımıza inen-kalkan içhat-dışhat uçak trafiği 407.662'ye ulaşmış olup, 1996 yılına göre % 9.4 oranında artış göstermiştir.
Atatürk Hava Alanı, 1997 yılına göre %9.3'lük bir artış gösterek 189.695 adet trafiğe ulaşmış, hava alanları içinde uçak trafiği bakımından ilk sırayı almıştır. 108 adet trafikle Tokat Hava Alanı son sırada yer almıştır.
Sivil uçak trafiği 1996 yılına göre % 11.9 artarak 403.814 adete ulaşmıştır. Bu rakamın 388.322 adeti sivil ticari uçak trafiğine ait olup, bir önceki yıla göre artış oranı %10,1'dir.
İç hat uçak trafiği önceki yıla göre %11.3'lik artışla 196.089 adete, dış hat uçak trafiği %7.7'lik artışla 211.573 adet olarak gerçekleşmiştir.
1996 yılında, Dış Hat Ticari Uçak Trafiğinin % 53.4’lük kısmını Türk şirketleri gerçekleştirmiştir. Ticari Uçak trafiğinin % 81.1 THY tarafından gerçekleştirilmiştir.
1995 yılında 123.225 uçuş olarak gerçekleşen overflight geçişler 1996 yılında %0,6 artarak 124.022 uçuş olarak gerçekleşmiştir.
G - HAVA ALANLARIMIZDA YOLCU TRAFİĞİ
1997 yılında hava alanlarımıza gelen-giden yerli ve yabancı yolcu trafiği 34.314.415 kişi olup, 1996 yılına göre %11.4 oranında bir artış gözlenmiştir. Söz konusu yolcu trafiğinin 22.131.842’si Türk Şirketlerine aittir.
1996 yılına göre 1997 yılında, dış hat yolcusunda %6.9 ’luk ve iç hat yolcusunda %12.9’luk artış olmuştur.
1995 yılında 264.994 kişi olarak gerçekleşen transit yolcu sayısı 1996 yılında %13,7 azalarak 228.611 kişi olarak gerçekleşmiştir.
H - HAVA ALANLARIMIZDA YÜK TRAFİĞİ
1997 yılında toplam 791.780 ton yük trafiği gerçekleşmiş olup, önceki yıla göre %21.33’lik artış olmuştur. Toplam yükün 579.780 tonu dış hatla ilgili olup, bunun 212.000 tonu iç hat yüküdür.
III FAALİYETLERİMİZ
A - MEVZUAAT ÇALIŞMALARIMIZ
B - TÜM SİVİL HAVAARAÇLARININ SİCİLLERİNİN TUTULMASI
Türkiye'de gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya işletiminde bulunan sivil hava araçlarının Bakanlığımız Türk Sivil Havaaracı siciline kayıtları zorunludur. Bir hava aracının Türk sivil hava aracı sayılması, 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununda yazılı şartların yerine getirilmesini takiben Bakanlığımız tarafından tescil sertifikası düzenlenmesi sonucu gerçekleşmektedir.
Bir hava aracının Türk sivil havaaracı sayılması için TC ile başlaması zorunlu olan ve devamında üç harfden oluşan bir çağrı kodu verilir. Türk Sivil uçak siciline tescil eden havaaracının daha önce kayıtlı bulunduğu sicilden silinmesi zorunludur.
Şu anda Bakanlığımız Türk Sivil Havaaracı siciline kayıtlı bulunan 673 adet havaaracı bulunmakta olup, 605 adedi uçak, helikopter olup, 68 adeti hafif hava aracıdır. Türk Sivil Hava Aracına kayıtlı her havaracının mülkiyetindeki değişiklik ve mülkiyetin devrini önleyen her türlü şerh (ipotek, haciz v.s) Bakanlığımızca tescil defterine kaydedilmektedir.
C - TÜM UÇUCU PERSONELİN LİSANSLANDIRILMASI VE SİCİLLERİNİN TUTULMASI
Türk Sivil Havacılık sahasında görev yapacak olan veya yapmakta olan lisans alacak uçucu personelin lisanlandırılmasına esas ve usuler Genel Müdürlüğümüzce düzenlenmektedir.
Lisans ve sertifikaların tanzimi ile geçerli kılma işlemlerinin yapılması takip edilmesi, sicil kayıtlarının tutulması, lisans ve sertifika sahiplerinin Hava Limanları ile İşletme Mahallinde kontrol ve denetimi ile kurallara aykırı davrandığı tespit edilenler hakkında yasal işlemlerin yapılması Genel Müdürlüğümüzce yürütülmektedir.
1997 yılı sonu itibariyle 4706 uçucu personelin sicilleri tutulmakta ve bunlardan aktif olan 3739'u lisansları ve sertifikaları her yıl bir kez yenilenmektedir.
Ayrıca; TC tescil işaretli havaaraçlarında görev yapacak olan yabancı uyruklu bakım personelinin kendi ülkelerinin Sivil Havacılık Otoritelerinden almış oldukları belgelerin geçerli kılınması ve denetimi ile ülkemize sefer düzenleyen yabancı hava yolu şirketlerinde görevli lisans ve sertifikalı personelin uluslararası kurallara uygun lisans ve belgelerinin geçerliliğinin kontrolü de Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülmektedir.
D - TÜM BAKIM PERSONELİNİN LİSANSLANDIRILMASI VE SİCİLLERİNİN TUTULMASI
I. ve II. Sınıf Bakım Teknisyeni Lisanlarının verilmesine esas teşkil edecek sınavlar SHD:T-33 Talimatının 2. maddesi gereğince Bakanlığımız veya yetkili kılınmış müesseselerden birinde iki aşamalı (nazari/uygulamalı) olarak yapılmaktadır.
2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve bu kanuna aften çıkarılan yönetmelikler çerçevesinde Bakanlığımızdan yetki almış bütün Sivil Havacılık İşletmelerinin teknik departmanlarını ve lisanslı bakım personelinin lisans tanzim ve temdit işlemleri Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.
1997 yılı sonu itibariyle 3571 bakım personelinin sicilleri tutulmakta ve bunlardan aktif olan 2869'unun lisansları her iki yılda bir yenilenmektedir.
E - HAVA TAŞIMA KURULUŞLARININ RUHSATLANDIRILMASI
2920 Sayılı Sivil Havacılık Kanunu ve yukarıda belirtilen talimatlar kapsamında Türkiye'de sivil havacılık alanında faaliyet gösterecek olan her işletmenin denetlenmesi ve ruhsatlandırılması yapılmaktadır. Bu kapsamda, günümüzde büyük gövdeli uçaklarla havayolu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren 9 havayolu ile hava taksi ve diğer faaliyetlerde bulunan ****** işletme ruhsatlandırılmıştır.
F - HAVA TAŞIMA KURULUŞLARININ ÖZEL OPERASYONLAR İÇİN İZİNLENDİRİLMESİ
Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının (ICAO) koyduğu standartların yanı sıra, aday üyesi olduğumuz Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı (JAA) tarafından yürülüğe konan veya konma aşamasında olan yasal düzenlemeler gereğince oluşturulan Türkiye mevzuatları ve usullerine göre aşağıda listesi verilen operasyonların Ticari Hava Taşımacılığı yapan şirketler tarafından gerçekleştirilmesi için Bakanlığımızdan özel izin almaları gerekmektedir. Bu özel izinler, şirkete bir kere verildikten Bakanlığımız tarafından konusu oolan operasyon açısından takibe alınırlar ve yine Bakanlığımız tarafından iptal edilmedikçe geçerli sayılırlar. Bu özel izinlerin uluslararası geçerliliği vardır. Söz konusu özel izin gerektiren operasyonlar şunlardır:
- Düşük Görüş Operasyonları (Low Visibility Operations, CATII/III ve LVTO)
- Çift Motorlu Uçaklarla Uzatılmış Menzilli Operasyon (ETOPS)
- Azaltılmış Dikey Ayrım Minimumlarında (RVSM) Operasyon
- Saha Seyrüseferi (RNAV) Operasyonu
- Kuzey Atlantik Hava Sahası İçinde Asgari Seyrüsefer Spesifikasyonları MNPS)
- Tehlike Madde Taşıma
G- EĞİTİM KURULUŞLARININ YETKİLENDİRİLMESİ
2920 Sayılı Kanun ile Talimatlar çerçevesinde; Havacılık sahasında, özel sektör tarafından veya kamu kurum kuruluşlarınca açılacak olan pilot ve yer personeli eğitim kuruluşlarının faaliyetleri ile ilgili program ve esasların tespiti ve bu hususta eğitim verecek kuruluşların denetimi ve ilgili kuruluşlarla koordineli çalışma yaparak yetkilendirilmeleri Genel Müdürlüğümüzce yapılmaktadır.
H- UÇUŞA ELVERİŞLİLİK KONTROLLERİ
Türk Uçak Siciline satın alma veya kiralama yolu ile kaydedilecek olan havaaraçlarına uçuşa elverişlilik sertifikası verilmesi veya kaydedilmiş olan havaaraçlarının sertifikalarının temdit edilmesi için uçuşa elverişlilik kontrolleri yapılmaktadır.
1997 yılı sonu itibariyle Türk Uçak Siciline kayıtlı bulunan 673 havaaracının her yıl bir defa uçuşa elverişlilik kontrolü yapılmaktadır. Bu kontrollerin amacı söz konusu havaaraçlarının uçuşa elverişli durumda olup olmadığını tesbit etmektir. Kontrol sonucunda uçuşa elverişli durumda olduğu tesbit edilen havaaraçlarının uçuşa elverişlilik sertifikaları 1 yıl temdit edilmektedir. Bu kontroller havaracının bulunduğu yerde bizzat uçağın fiziki kontrolleri yapılarak, fonksiyonel olarak test edilerek ve teknik kayıtlarının incelenerek yapılmaktadır.
Fiziki kontroller sırasında havaaracının uçuşa elverişliliğini etkileyecek bir hasarının, parça eksikliğinin, olup olmadığı gibi konular incelenmektedir.
Fonksiyonel olarak test edilmesi sırasında havaaracında bulunması gereken cihazların, ekipmanların varlığı ve görevini yerine getirip getirmediği kontrol edilmektedir. Teknik kayıtların incelenmesi sırasında da havaaracına uygulanması gereken periyodik kontrolerin zamanında yapılıp yapılmadığı, belirli periyodlar ile değişmesi gereken parçaların zamanında değişip değişmediği, uygulama zorunluluğu olan teknik emirlerin uygulanıp uygulanmadığı, incelenmektedir. Söz konusu kontroller sonucunda herhangi bir eksik tesbit edilmemesi durumunda uçuşa elverişlilik sertifikası verilmekte veya 1 yıl süre ile temdit edilmektedir.
Kontrol edilen havaaracının teknik kayıtlarının durumuna ve düzenine, kullanım amacına göre söz konusu kontroller 1 veya 2 gün sürmektedir.
I- KAZA TAHKİKATLARI
Ülkemizde sivil hava araçları kazaları ve olaylarının soruşturulmasını gerektirecek tüm durumlarda SHY-13 Sivil Hava Araç Kazaları Soruşturma Yönetmeliği kullanılmakta olup, yabancı tescilli hava aracı kazaları ise, uluslararası havacılık standartları ile ilgili ICAO Annex-13 mevzuatı çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu Yönetmelikler hava aracının sahibini, işleticisini, imalatcısını, hava alanı işletmecisini, mahalli mülki idare amirlerini, ilgili sivil havacılık otoritelerini (kazanın olduğu ülke, imalat ve tescil sorumlusu ülke otoriteleri) kapsar.
Bir hava aracı kazasının SHY-13 Yönetmeliğince oluşturulan soruşturma kurulu tarafından soruşturulmasındaki yasal düzenlemelerdeki temel amaç, kaza sebebini ortaya çıkararak tekrarını önlemektir. Ancak kazada kusurlu görülen taraf lisans sahibi bir şahıs ise lisans iptaline kadar, işletmeci ise işletme ruhsatı iptaline kadar, idari önlem gereği cezalandırma yapılabilmektedir.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüz, meydana gelebilecek uçak olay, kaza, kırımlarını ve yer kazalarını önlemek, uçuş emniyetininin temininde devamlılık sağlamak için;
1. Hava aracı kazaları konusunda yapılacak işlemleri alınacak önlemleri uygulanacak usulleri tespit etmekte, konu ile ilgili formları yayınlamak ve uygulamanın kontrolunu yapmaktadır.
2. Ülkemizde meydana gelen yerli ve yabancı tescilli sivil hava araçları kazalarına yapılacak işlemleri tespit etmektedir.
3. Yabancı ve Uluslararası sahalarda meydana gelen Türk tescilli hava araçları kazalarında yapılacak işlemleri tespit etmektedir.
4. Gelen kaza haberlerini inceleyerek, Bakanlık soruşturma kurulunun kaza mahalline gönderilip, gönderilmeyeceğini, kazanın ait olduğu kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilere bildirmektedir.
5. Kaza mahalline gidilecek ise kaza soruşturma kurulunu teşkil ettirmektedir.
6. Kaza geçiren hava aracının ait olduğu işletmeciden gelen kaza raporlarının tetkikini yaparak, uçuş emniyetinin sağlanması için gerekli işlemlerin yapılmasını istemekte ve tavsiyelerde bulunmaktadır.
7. Bulgu tespiti yaptırmakta, nihai raporları hazırlatmakta ve dağıtımını yapmaktadır.
J- ULUSLARARASI İLİŞKİLER
Halen üyesi bulunduğumuz Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO), Avrupa Sivil Havacılık Konferansı (ECAC), Avrupa Havacılık Seyrüsefer Güvenliği Teşkilatı (EUROCONTROL) ve Avrupa Havacılık Otoriteleri Birliği (JAA) bünyesinde yapılan çalışmalar yakından izlenmekte, mümkün olduğunca toplantılarına katılım sağlanmaktadır. Ancak, finansal problemler bu kuruluşlar bünyesinde yapılan çalışmaların yakından takibini güçleştirmekte olup, bu sebeple uluslararası standartların daha yakın takibinde zorluklar yaşanmaktadır.
K- HAVA SEYRÜSEFER HİZMETLERİNİN KOORDİNASYONU
Egemen Hava Sahamız içinde esasları belirlenmiş Uluslararsı kanallar çerçevesinde hava trafiğinin emniyetli ve seri bir şekilde akışını sağlamak amacıyla, ihtiyaçlar doğrultusunda TSK, Dışişleri Bakanlığı, ve DHMİ Genel Müdürlüğü ile koordinasyonlar kurarak düzenlemeler yapılmakta ve yeni havayolları kullanıma açmaktadır.
TSK ile Sivil taşıyıcıların müştereken kullanılan hava sahamız, Ülkemizin dünya üzerindeki coğrafi konumu, iklimsel özellikleri nedeniyle hava taşımacılığında tartışılmaz bir konumdadır. Bu nedenlerle gerek Ülkemiz havaalanlarına sefer düzenleyen hava işletmecileri (tarifeli-tarifesiz) ile hava sahamızı kullanarak dört yönlü (Kuzey-Güney/Doğu-Batı) üst geçişler (overflight) geçmiş yıla nazaran %78 oranında bir artış göstermektedir. Dolayısıyla Ülkemiz hava sahamızın Uluslararası standartlarda yapılanması emniyetli bir trafik hizmetinin verilmesi amacıyla gerekli düzenlemeler yapılmıştır.
Komşu Ülkelerden Türk Hava Sahasına 24 noktadan hava trafiği giriş veya çıkış yapmaktadır. Bu noktalar İstanbul ve Ankara Saha Kontrol radarları tarafından kontrol edilmekte ve hava trafik hizmetleri bu konumlara göre yönlendirilmektedir.
L- ÜLKEMİZ HAVASAHASININ KULLANIMINDA ASKER-SİVİL KOORDİNASYONU
Türkiye egemen hava sahası içindeki hava trafik hizmetleri, asker/sivil eşgüdümünde planlanmakta, özellikle Hava Kuvvetleri'nin muharip unsurlarının görev niteliklerine göre kendilerine eğitim amaçlı hava sahaları tahsis edilerek uçuş emniyeti sağlanmaktadır. Esasları protokollerle belirlenmiş bu uygulamalara ilişkin düzenlemeler Bakanlığımız koordinasyonunda Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, ve DHMİ il ediğer kurum ve kuruluşların iştirakları ile yapılmaktadır.
M- ÜLKEMİZ HAVASAHASINDA İŞLETİCİ VE KULLANICILARIN KOORDİNASYONU
Türk Sivil Havacılık Kuruluşlarına ait ve Bakanlığımız envanterine kayıtlı havaaraçlarının havasahamızdaki trafik hizmetlerinden en üst düzeyde faydalanmalarını sağlamak amcıyla, DHMİ genel Müdürlüğü ve işletici kuruluşların üst düzey yöneticileri yapılan bir dizi toplantılar sonucunda ortaya çıkan aksaklıklar tesbit edilmiş ve öncelikle alınması gereken tedbirler doğrultusunda kuruluşlar uyarılmıştır.
N- HAVA TRAFİK KONTROLÖRLERİNİN LİSANSLANDIRILMASI
Ayrıca; Türk Hava Sahasını kullanan tüm havaaraçlarının emniyetini sağlayan hava trafik kontrolörlerinin lisans verilme usullerini belirlemek amacıyla da Hava Trafik Kontrolörü Lisans Yönetmeliği hazırlanmış ve 6 Eylül 1995 tarih ve 22396 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
O- HAVA NAKLİYATINI KOLAYLAŞTIRMA KOMİTESİ (HANKOK) ÇALIŞMALARI
Hava Nakliyatını Kolaylaştırma Komitesinin Kuruluş Görev ve Çalışma Yönetmeliği uyarınca ülkemizde kurulmuş bulunan, SHGM Genel Müdürü veya Genel Müdür Yardımcısı başkanlığında ilgili Bakanlık ve kamu kurumlarının yetkili temsilcilerinden oluşan ulusal Hava Nakliyatını Kolaylaştırma Komitesi hava nakliyatının kolaylaştırılması ve koordinasyonu konusundaki faaliyetleri yürütür.
P- HAVA ULAŞTIRMA ANLAŞMALARI
05 Haziran 1945 tarihli Şikago sözleşmesi 6. Maddesinde; " Tarifeli uluslararası hava servisleri ancak özel izin veya o devletten başka suretle salahiyet almış olmak ve ancak bu madde veya salahiyet hükümlerine riayet şartıyla Akit Devletlerden birinin ülkesi üzerinden veya ülkesi dahilinde işleyebilirler." hükmü yer almaktadır. Bu nedenle ticari hakların ikili anlaşmalar yoluyla düzenlenmesi gereği doğmuştur.
Ülkemizin coğrafi durumunu ve uluslararası Hava servislerinin ülkemizden geçmesinin sağlayacağı imkanları gözönünde tutarak aynı zamanda milli sivil havacılığımızı teşvik ve kalkındırmak amacıyla bugüne kadar 81 ülke ile İkili Hava Ulaştırma Anlaşması yapılmıştır.
Yapılan söz konusu Anlaşmalar ile THY yurtdışında 100 noktaya tarifeli seferler yapmaktadır.
Ayrıca yurtdışından Türkiye'ye 1997 Yaz Tarife döneminde 63 Hava yolu şirketi tarifeli seferler düzenlemektedir.
THY'nın dışında kurulmuş bulunan 8 adet özel Hava Yolu şirketi yurt dışına tarifesiz (Charter) seferler düzenlemektedir. Ayrıca bunlardan İstanbul Havayolları ve Onur Air'in 1996 yılından itibaren bazı noktalara içhat sefer düzenlemelerine müsaade edilmektedir.
Ayrıca yurt dışından ülkemize özellikle yaz tarife döneminde yaklaşık 121 havayolu şirketi tarifesiz seferler düzenlemektedir.
R- EĞİTİM FAALİYETLERİ
Yurtdışı eğitim maliyetlerinin fazla olması, her zaman mümkün olamaması vebu tip eğitimlerin kontrolümüz altında bulunan havacılık sektörünün ilgili personeliyle birlikte alınması gibi sebeplerle yurtiçinde HAVAK işbirliğiyle ucuz maliyetli uluslararası kurslar düzenlenmiştir. Yabancı uzmanlar getirilerek bugüne kadar düzenlenen 10 adet JAA standartları olan JAR'lar konulu kurslar düzenlenmiş olup, bu kurslarda Genel Müdürlüğümüzden ilgili personelin hemen tamamının ve sektörümüzden ise 260 personelin eğitimleri tamamlanmıştır. JAA merkezi ile koordineli olarak bu tür kursların gerçekleştirilmesine devam edilecektir.
S- HAVALANLARINDA YER HİZMETLERİNİN DÜZENLENMESİ
Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği (SHY-22) günün koşulları da dikkate alınarak yeniden hazırlanmış ve 28 Ağustos 1996 tarih ve 22760 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Sözkonusu yönetmelikte, uygulamada karşılanılan sorunları yer hizmetleri kuruluşları ve hava yolu taşıyıcıları ile yapılan toplantılarda dile getirilmiş, sözü edilen yönetmelikte (SHY-22) bazı değişiklikler yapılarak 10.4.1997 tarih ve 22960 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.
T- YER HİZMETLERİ KURULUŞLARININ RUHSATLANDIRILMASI
Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği'nin 5'nci maddesinde belirtilen 10 hizmet türü için havayolu taşıyıcıları ile yer hizmetleri kuruluşlarına muhtelif hizmet türleri bazında bu güne kadar iç ve dış hat trafiğe açık havaalanlarımızda 215 adet çalışma ruhsatı verilmiştir.
Havaalanlarındaki hizmetlerin aksamadan yürütülebilmesi amacıyla bu kuruluşların personel eğitimi ve modern teçhizatlarla hizmetlerini yapmaları amacıyla denetlemeler sürdürülmektedir.
U- UÇUŞ İZİNLERİ
1997 yılında 407.672 adedi havaalanlarımıza iniş kalkış yapan 124.022 adeti de hava sahamızı kullnarak başka ülkelere giden uçuşların tümü Bakanlığımızca izinlendirilmektedir.
Uçuş izin müracaatları genel olarak 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile diğer havacılık mevzuatı çerçevesinde, özel olarak ise uçuş amaçlarına göre aşağıda belirtilen mevzuat çerçevesinde değerlendirilmektedir.
1. THY'nın dış hat seferlerine ilişkin uçuş izin müracaatları ile Yabancı havayolu şirketlerinin bütün Türkiye seferlerine ilişkin uçuş izin müracaatları ikili Hava Ulaştırma Anlaşmaları çerçevesinde,
2. Türk özel havayolu şirketlerinin bütün içhat uçuşları Ticari Hava Taşıma İşletmeleri Yönetmeliği (SHY-6A) ile söz konusu seferler için alınmış olan Makam Onayında yer alan kriterler çerçevesinde, dışhat tarifesiz seferlerine ilişkin uçuş izin müracaatları ise varsa uçulan ülke ile varılmış olan mutabakat ile ülkemizin üye olduğu ICAO charter seferler düzenleme ve tavsiye kararları çerçevesinde,
3. Yabancı havayolu şirketlerinin Türkiye hava sahasını kullanarak yapacağı bütün transit seferlerine ilişkin uçuş izin müracaatları ülkemizin taraf olduğu Uluslararası Transit Sözleşmesi çerçevesinde,
4. Ayrıca Türkiye'ye yönelik bütün özel uçuşlar, bütün transit özel uçuşlar ile teknik iniş izin müracaatları, uçuş amacına göre yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde,
değerlendirilerek permilendirilmektedir.
V- DENETİM FAALİYETLERİMİZ
UÇUŞA ELVERİŞLİLİK KONTROLLERİ
Türk Sivil Havaaracı Sicilinde kayıtlı çeşitli tip ve kategoride toplam 673 adet havaaracının emniyetli bir şekilde uçuş yapmalarını teminen yılda enaz bir kez Uçuşa Elverişlilik kontrolleri yapılmaktadır. Bu kontroller dışında; havaaracının kaza geçirmesini müteakiben tekrar servise verilmesi, yurt dışına satılması veya kiralanması durumunda Export Uçuşa Elverişlilik talep edilmesi durumunda resmi belgelerin düzenlenmesi amacıyla ve diğer sebeplerle gerekli görülmesi halinde ilave kontroller de yapılmaktadır.
RAMP DENETLEMELERİ
Havaaraçlarının yıl içindeki uçuşa elverişlilik durumlarının sürekliliğinin tespit edilmesi amacıyla periyodik ramp denetlemeleri yapılmaktadır.
BAKIM KURULUŞ DENETLEMELERİ
Havaaraçlarına bakım yapan yerli ve yabancı bakım kuruluşlarının yaptıkları bakım faaliyetlerinin uluslararası standartlara uygunluklarının tespiti amacıyla periyodik olarak denetlemeler yapılmaktadır. Günümüzde Türk tescilinde bulunan sivil havaaraçlarına bakım yapan yerli ve yabancı bakım kuruluşları yılda enaz bir kez denetimden geçirilmektedirler.
BAKIM PERSONEL DENETLEMELERİ
Havaaracı bakımlarını yapacak olan personelin uygun yerlerde uygun eğitimler alıp-almadıklarının tespiti ve bu personelin lisanslandırılması amacıyla çalışmalar/denetlemeler yapılmaktadır. Bu standartların korunmasını teminen gerekli denetlemeler devam etmektedir.
UÇUCU PERSONEL DENETLEMELERİ
Türk tescilli uçaklarda görev yapmakta olan tüm pilotların lisanslandırılması çalışmaları ile bu standartların korunmasını teminen gerekli denetlemeler yapılmaktadır. Genel Müdürlüğümüzce lisanslandırılmış toplam 4706 uçucu personeli periyodik kontrolleri devam ederken, hemen hemen tamamı askeri kaynaklardan temin edilen pilotların sivil standartlara adaptasyonu da tarafımızdan yapılan bir programdahilinde devam etmektedir.
About the Family Roots
HAVACILIK İŞLETMELERİ VE UÇAK FİLOSU DURUMU
1983 tarihinde yayınlanan 2920 Sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile sektörde belirgin bir gelişme görülmüştür.
1997 Haziran ayı itibari ile Türk Sivil Havacılık Uçak Sicili'ne kayıtlı 675 havaaracı bulunmaktadır. Bunları 605 adeti büyük ve küçük gövdeli uçak, 29 adeti planör, 29 adeti ultra light,ve 12 adeti balondur. Ayrıca 10'u havayolu, 60'ı hava taksi ve 35'i genel havacılık olmak üzere toplam 105 işletme Bakanlığımızın verdiği işletme ruhsatı dahilinde faaliyetlerine devam etmektedir.
Bugün havayolu şirketlerinde bulunan büyük gövdeli uçak sayısı 130 ve koltuk kapasitesi 22403'e ulaşmıştır. 10 adet havayolu şirketinde hizmet veren uçakların ortalama yaşı 8 yıldır. En genç filo ise ortalama yaşı 5.55 yıl ile Türk Hava Yolları'na aittir.Türk Hava Yolları'nı 5.80 yıl ile SunExpress ve 5.83 yıl ile Pegasus Hava Taşımacılığı takip etmektedir. Ayrıca Türk Hava Yolları dünyadaki en genç havayolu filosuna sahip şirketlerden biridir.
Havayolu şirketleri haricindeki toplam 464 uçak, hava taksi (227 adet), genel havacılık (119 adet) ve zirai ilaçlama (118 adet) faaliyetlerini sürdürmektedir. Ayrıca 11 adet uçak işletme yönü ile gayri faal durumda bulunmaktadır
E-mail
BANA ULAŞINTeknoloji / Uçak ve Uzay Tek.
Mirrage 2000-D
Mirage 2000-D,Dassault ve Thomson CSF ortak üretimi olan Antilope-5 radarı ile donatılmış olup çok fonksiyonlu niteliğe sahip olan bu radardan yararlanılarak her türlü hava şartlarında uçuş yapabilmekte ve saldırı gerçekleştirilmektedir.
Özellikle yere çok yakın uçuşların gerçekleştirilmesinde yardımcı olan bu radar sistemi gece veya gündüz farkı hissedilmeden havadan yere her türden klasik saldırı silahlarını tam bir dakiklikle kullanılabilmektedir. Dahası esas amaç itibarıyle klasik silahları kullanmak için dizayn edilen Mirage 2000-D gereğinde nükleer silahları da kullanabilecek performansa sahiptir
X-43 Hipersonik Uçağı Geliyor
Dünya'nın ilk hipersonik hava-soluyan serbest-uçuşlu aracı artık sadece kağıt üzerinde değil. X-43A olarak adlandırılan ilk deneysel araç, NASA Dryden Uçuş Araştırma Merkezi'ne getirildi. Araç 2000 yılının Mayıs ayında uçacak.
X-43 aracı, scramjet (süpersonik yanmalı ramjet) üzerine 20 yıldır yapılan çalışmanın sonucunda ortaya çıkıyor. İlk defa roket motoru olmadan bir araç hipersonik hıza ulaşacak.
Uçaklardaki Çatlakların Saptanmasında Yeni Yöntem Geliştirildi
Cincinnati Üniversitesi mühendisleri, yaşlı uçaklardaki küçük çatlakları saptayacak yeni metod geliştirdiler. Çatlaklar, daha sonradan uçaklarda büyük problemler meydana getirebiliyor.
F - 22 Uçağı
Stealth (hayalet) teknolojisi ile üretilen uçaklar havacılık tarihinde önemli bir devrimi temsil etmelerine rağmen ,bu teknolojiden beklenen nihai amacı gerçekleştirememişlerdir. Zira bu uçaklar az görülme özelliğine sahiptirler (Low Observable Technology) ;fakat onlarında bazı tehditleri mevcuttur. Örneğin subsonik oluşları ,afterburnerlı olmayışları gibi.. Halbuki ihtiyaçlar gün geçtikçe değişmekte ve her yönü ile daha mükemmeli aranmaktadır.
Uzay Mekiği Atlantis'in Flapları Arızalandı
Uzay mekiği Atlantis'i, Mart'taki uçuşuna hazırlayan teknisyenler, dikkatsizlik sonucu, mekiğin kanat flaplarına zarar verdiler.
Yetkililer, teknisyenlerin, elevonları hareket ettirmeden önce küçük kapıları serbest bırakmayı unuttuklarına inanıyorlar.
Çin Küçük Görünmez Dizaynlar Yapmak Üzere
Kongre araştırmacıları ve endüstri uzmanları, casusların elde ettikleri verilerle Çin’in ne kadar para toplayabildiği hakkında farklı değerlere sahipler ve uluslararası şirketler görünmez uçak ve roketlerin nasıl yapılacağını ve bunların nasıl tespit edileceği konusunda anlaşma yapıyorlar.
Yeni Bir Uzay Aracı
Uzay aracı mühendisleri otorotasyonların en görkemlisini sunuyorlar.Sikorsky S-58 Rotor sistemi, yörünge araçlarını dünyaya geri getirecek.
Türkiye İlk Yangın Söndürme Uçağına Kavuştu
Orman ve Sanayii Tesisleri Yangınları ile havadan mücadele konusunda TAI tarafından geliştirilen "Kalıcı Çözüm Önerisi" kapsamında, TAI mühendis veişçilerinin katkılarıyla modifiye edilen uçağın basına tanıtımı ile 8-22 Ağustos 1999 tarihleri arasında Orman Bakanlığı'nın hizmetinde Antalya bölgesinde doğal yangınlara karşı görevlendirilmesi nedeniyle TAI tesislerinde bir tören düzenlendi.
MARTIN 139 WT (B-10B) "Marten" (Havacılık tarihinden)
Rıfat Bayrak, Eylül 1999, UçanTürk
İki dünya savaşı arası yıllarda, İtalyan diktatörü Mussolini'nin Akdeniz sularını ısındırmaya çalışması ve Akdeniz ülkelerinden gözüne kestirdiklerini kapalı ve açık bir şekilde tehdit etmesi Atatürk'ü çok kızdırdı. İtalyan diktatörüne gerekli cevabın verilmesini istedi. Bizzat Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak'a talimat vererek İtalya'ya gidip gelebilecek
bombardıman uçakları alınmasını istedi...
İlk F16 Filomuz Öncel, 100,000 Uçuş Saatine Ulaştı
Uğur Özkan, (Eylül 1999, Turkish Aviation)
Türk Hava Kuvvetleri'nin ilk F16 filosu olan Öncel Filo, 100,000 uçuş saatine ulaştı.
Yeni Uzay Uçağı Projesi Gündemde
15 Temmuz 1999 (CNN)
NASA ve Boeing, X-37 adlı deneysel bir uzay uçağı projesi üzerine 173 milyon dolara anlaştılar. Bu uçak yeni tekrar kullanılabilir roket teknolojisinin temel taşını oluşturacak.
İlk PW6000 testinin Temmuzda yapılması planlandı
Haziran 1999, Aviation Week
Pratt & Whitney, 16000-24000 lb itkiye sahip, düşük işletim maliyetli ilk PW6000 motorunun montajına başladı. Üreticilerini tekrar 100 koltuk taşıma güç grubu marketinde üstünlük sağlayacak yüksek güvenilirlikli bir turbofan amaçlanıyor.
sedat58@usa.net
Web Site
www.sedat58.8m.com
|